Bayan Arkadaş Bul

Geçmiş, yaşanmış ve bitmiş aşklar…

Geçmiş, yaşanmış ve bitmiş aşklar…, evlilik sitemizde Geçmiş, yaşanmış ve bitmiş aşklar… başlıklı ilanımıza inceleyebilirsiniz… Geçmiş, yaşanmış ve bitmiş aşklar… başlığı ile arkadaş arayanın detayları..

Geçmiş, yaşanmış ve bitmiş aşklar…

41Oy Ver.

Geçmiş aşklar, yaşanmış aşkler, bitmiş aşklar…

Ben Sümrü 34 yaşındayım.Terazi burcuyum.İstanbul Kadiköyde Yaşıyorum İstanbul’da dünyaya geldim ve bunun yanı sıra ailemle İstanbul’da yaşıyorum, Endüstri Mühendisiyim ve halen yüksek lisans öğrencisi olarak okuyorum, sınırlı karakterlerle kendimi tanımlayamıyorum ama minimumından bir çeşit Olumlu düşünen ve her seferinde gülümsemeyi başaran kişi.
Ne arıyorum: ALLah’a (c.c) inanan ve her koşulda iyi olmaya çalışan birini arıyorum. Açık fikirli, yumuşak yürekli, güvenilir kişilik benim için çok önemli.

geçmiş aşklar, yaşanmış aşkler, bitmiş aşklar…
Geçmiş aşklar, yaşanmış aşkler, bitmiş aşklar…

Boyum: 166 – 170 cm (65,1 – 66,9 inç)
Benim göz rengi: Siyah
Saç rengim: Siyahımsı Kahverengi
Benim figür: İnce
Ağırlığım: 46 – 50 kg (99,3 – 1,2 lbs)
Hayat
Medeni durumum: Bekar
Diyetim: Sağlıklı Tutun
Sigara içme durumum: Evet ama bırakmaya çalışıyorum
İçki alışkanlığım (alkol): Evet
Benim ana dilim: türkçe
Fitness düzeym: Ortalama
Kendi hanesi: Ebeveynlerle yaşıyor
Çocuklarım: çocuğum yok
Çocuklara olan arzum: Söylememeyi tercih et
Eğitim düzeym: Üniversite
Mesleki düzeym: İstihdam Arama
Mesleğim: Diğer
1. yabancı dil: İngilizce
2 yabancı dil: Almanca
Kişiliğim: Mizahi

geçmiş aşklar, yaşanmış aşkler, bitmiş aşklar…
Geçmiş aşklar, yaşanmış aşkler, bitmiş aşklar…

Geçmiş, yaşanmış ve bitmiş aşklar…_resim

Biten bir ilişki… Belki sizin kararınız belki de onun… Eğer bu karar diğer tarafın tercihiyse işte o zaman unutmak, yaşamınıza kaldığınız yerden devam etmek zordur. İşte bir ayrılığın ruh hali:

Biten Bir Aşkın Ardından

Artık “o” yoksa paylaşımı yaptığınız anlar, mekanlar,duygular yerini kocaman birboşluğa bırakır. Ve siz bu kocaman boşluğun içinde yapayalnız kalıverirsiniz.Keşke bunları hiç yaşamasaydım, onu tanımasaydım, sevmeseydim dersiniz.Yaşananları geri alabilmeyi ve bir kaset dolusuysa elde edilenler, anıları silebilmeyi istersiniz.Hayatınıza giren tüm erkeklerin bir sağlamasını yapın, iyileri ve kötüleri bir kenara koyun. Elinizdeki artı değerleri toplayın ve toplamı istediklerinize bölün.Çıkan sonuç sizin beklediğiniz yani “o”dur. Geçmişi yaşamak lazımmış demeyi,hayatta her yaşanılan olumsuzluğun sizi daha iyiye ve pozitife götüreceğini öğrenmeli;geçmişin bir deneyim olduğunu ve ondan çıkaracak dersler olduğunu unutmamalısınız. Bundan dolayı “hoşça kal”demelisiniz arada bir… Bunu söylemenin ve uygulamaya geçirmenin gerekliliğini hissettiğiniz an yapmanız gerekir. Bir ilişkiye inanmazsanız ne kadar süre devam edebilirki? Bir şeyleri zorladığınızda, karşı tarafı incitmemek istediğinizde siz dahada incinirsiniz. Çünkü inanmadığınız ve geleceği olmayan bir ilişki yaşadığınızın siz de farkındasınızdır. İster terk eden ister terk edilen kişi olun mutlaka kendinize değer vermeli ve zaman tanımalısınız.Eğer bu kararı verme gücüne sahipseniz nasıl ve neden ayrıldığınız artık sizin için bir önem taşımamalı. Bundan sonra sizi ilgilendiren “ne yapacağınızyahut ne yapmanız gerektiği” olmalı.

Son Çırpınışlar

Unutmak için özel çaba gösterdiğinizi arada bir hissedebilirsiniz. Saçmalayabilir,başka ilişkiler yaşayıp üzerini kapatmaya çalışırsınız. Amacınız yaşanmışlıkları kirletmek ve kendinizce tekrar geri dönmemenizi sağlamaktır. Bunu gerçekleştirdiğinizde de tekrar onu ve ilişkinizi hatırlayıp daha çok acı çekmeye başlarsınız.Sizi teselli etmeye çalışan dostlarınız sizi bu bunalımlı halinizden uzaklaştırmak için çeşitli programlar yaparlar ve sizi sürekli olarak bir yerlere davet ederler.Onlarla olursunuz fakat düşüncenizde hep yaşadıklarınız mevcuttur.

Neden? Neden? Neden böyle oldu?

Bu sorular içinizi kemirmeye devam eder. “Şunları yapmasaydım”veya “Böyle davranmasaydım ilişkimiz devam edebilirdi” diye sorgularsınız kendinizi. Onun gittiği yerlerde bulunmak istersiniz belki görürümümi diye. Hatta telefon açıp günah çıkartırsınız bunun yanı sıra da sesinizi ona hatırlatarak “Ben hâlâ varım” mesajını verirsiniz. Telefonu kapattığınızda “İyiki dile getirdim, rahatladım” diye düşünürsünüz. Ama sonra en yakın dostunızı arayıp ondan sizi desteklemesini istersiniz.Olumsuz bir düşüncede yıkılıverirsiniz.Ve bir daha “onu” aramama kararı alırsınız. Onu hatırlatan her şeyi yok etme isteğiyle, fotoğrafları keser,armağanleri atarsınız. Bir rahatlama tekniğidir bu :Zihninizden silmeden önce onu sizde var eden nesneleri yok etmek. Atar ve rahatlarsınız.Kocaman bir çöptür adeta anılarınız..

Acı Dinmeye Başlıyor

Zaman geçer ve acıyla yoğrulan siz, gömüldüğünüz karanlık dünyanızdan yavaşça kafanızı çıkarıverirsiniz. Ayrılık acısı dinmeye başladığında önce öfke dolu düşüncelere kapılırsınız. Bu bir savunma mekanizmasıdır, yoksa başka türlü baş edemezsiniz. Acıyla yoğrulan size bir de öfkeyle yoğrulan bir “siz” daha eklenmiştir. Böyle bir öfkeyle bir süre birlikte olursunuz fakat sonra bu öfkesizi kuvvetli kılmaya başlar. Zamanın geçtiğini hatırlayıp artık daha fazla üzülmemeniz gerektiğini ve o zaman unutma vaktinin geldiğini anlarsınız. Anında başka bir ruh haliyle dönersiniz tekrar hayata. Ve her şey bıraktığınız gibidir.Mutsuzluğunuzda siyah ve gri tonlar hakimken mutlu anınızda gökkuşağının tüm renklerini anında görüverirsiniz.Her şeye sıfırdan ama bir de yanında parantez içinde artı koyarak başlarsınız hayata.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu